50 Yılda Neler Oldu Neler?

2012-10-01 22:06:00

İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti (İFMC) Başkanı Vahap Adıyaman telefonda “Hocam 6 Ekim’de, İktisat Fakültesi’nden mezun oluşunuzun 50. yılı anısına size plaket vereceğiz” dediğinde içimde garip duygular hissettim. Artılarıyla, eksileriyle yaşanmış yarım asır. - İktisat Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarımda 27 ve 28 Nisan 1960 olaylarını hocalarımla birlikte yaşadım. Demir Demirgil, İdris Küçükömer, Gülten Kazgan ve Sencer Divitçioğlu ile birlikte. - Sonra 1961 Anayasası’nı teneffüs etmeye başladım. - Ve 12 Mart, 12 Eylül açık ve örtülü askeri darbeleri geldi, 1961 Anayasası’ndaki toplumsal ve demokratik açılımları budamak, tırpanlamak için. Sokakta, üniversitede, Babıâli’de öldürülen meslektaşlarım, hocalarım ile birlikte. Cavit Orhan Tütengil’leri, Abdi İpekçi’leri ve nicelerini buram buram yaşadım. Hocam, dostum ve akrabam olan pırlanta gibi bir insanın faşizm tarafından, bulunduğum mahallede, Levent’te yok ediliş felaketini içim sızlayarak izledim. - 80’lerin faşizmi, 90’ların yeni küresel güç dengeleri ve Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılmasında Türkiye’nin öne çıkarılışını bir akademisyen olarak yazdım ve konuştum. 1962’de mezun olup daha 21 yaşımda asistanlığa girişimden bugüne kadar yarım yüzyıl geçmiş ve bu süre içinde dünya, bölge ve Türkiye yeni gelişmeler ve sorunlarla yüz yüze gelmişti. 50 yıl önce mezun olduğum İktisat Fakültesi’nden kimler gelmiş kimler geçmişti? Hocalarım, meslektaşlarım ve öğrencilerim olarak… Kimler mi? - Bir Sabri Ülgener 1950’lerin başında yazdığı kitaplarla, 2000’li yıllarda, vefatından 40 yıl sonra ... Devamı

Erdoğan'ın 'uzun ince' yolu

2012-10-01 22:01:00

alonun tertibinden pankartlara, yurtdışından gelen konukların dağılımından Erdoğan'ın 2,5 saatlik konuşmasına kadar irdelenmesi gereken onlarca başlık var. İlk olarak salonun havasından girersek.  Salondaki tertip düzen, dünya haritası önündeki kürsü, bayraklar, 16 basamaklı merdiven gibi sembolik anlamı olan ayrıntılar iyi düşünülmüştü.  Ne salonun içinde ne de salonun dışında en ufak bir karmaşa oldu. Aslına bakılırsa bir partinin iddiasını, vizyonunu kongre salonundan anlamak mümkün. Bu açıdan AK Parti çoktan Türkiye ortalamasının ötesine geçti.  Erol Olçak ve ekibi çok iyi iş çıkartıyor. Bu başarının altında aslında disiplinli çalışma var. Mesela bu sabah AK Parti Genel Merkezi'nde önümüzdeki kongrenin hazırlık toplantısı var.  Arena'nın geneline baktığınızda 'Bu parti iş çıkartır' izlenimi ediniyorsunuz. İçeriğe gelince.  Günlerdir Başbakan Erdoğan'ın 'manifesto' mahiyetli konuşması hakkında yazılıp çizildiği için beklenti çok yükselmişti. Bunda AK Parti'nin iddialı duruşunun da etkisi büyüktü. Konuşma bu sebeple çok yakından izlendi, irdelendi. Erdoğan kimilerine göre beklentiyi boşa çıkarttı. Ama ben 59 sayfalık konuşma metnine detaylı baktığımda bu görüşün biraz aceleci bir yorum olduğunu düşünüyorum.  'Büyük merkez'in inşası  Şöyle ki: Erdoğan konuşmasına Sezai Karakoç'un 'Ey Sevgili' şiiriyle girdi ve aslında bir nevi 'istikamet' çizdi. Manevi çerçeveyi gerek şiirlerle gerek tarihsel kodlarla anlattıktan sonra AK Parti'nin bugün oturduğu ve gelecekte oturacağı 'merkezi' tanımladı.  Herkes Kürt sorunu ve terörle ilgili açılıml... Devamı

Gül'den Tutuklu Vekillere Destek

2012-10-01 21:54:00

Meclis'in yeni yasama yılı açılışı nedeniyle milletvekillerine seslenen Cumhurbaşkanı Gül, ilk mesajını tutuklu vekiller için verdi. Gül, "Kesin yargı kararı çıkana kadar yasama faaliyetlerine katılmalılar" dedi. Gül'ün konuşmasından satır başları şöyle: "Her yeni başlangıç yeni umutlar getirir. Karşı karşı kaldığımız sorunlar bu yasama yılını daha hassas hale getirmiştir. Her düzeyde daha yakın çalışmaya ihtiyaç var. Birbirimizin düşünce ve kaygılarına empatiyle yaklaşalım, düşüncelerimizi söylemekten kaçınmayalım. Sözümüz güçlü olsun derken, kendi sözümüzün esiri olabiliriz. "MECLİS'TE BİR NOKSANLIK OLDUĞUNU BELİRTMEK İSTERİM" Meclis'te olamayan vekillerin bir noksanlık olduğunu belirtmek isterim. seçimlere yasal olarak katılmış, halkın oyunu almış, milletvekili sıfatını taşımaya hak kazanmış herkesin, haklarında kesin yargı kararları ortaya çıkana kadar yasama faaliyetine katılması gerektiğini düşünüyorum. Meclis kompozisyonunda meydana gelebilecek her türlü noksanlık, geçmişte yapılanları tekrar etmekten ve çok ihtiyacımız olan çözümleri daha da ötelemekten başka bir işe yaramayacaktır. "SURİYE KENDİ KENDİNİ TÜKETİYOR!" Suriye'de kanlı bir iç savaş sürüyor. Bir ülke kendini tüketir mi? Suriye kendi kendini tüketiyor. Suriye'nin kendisini tüketmesini istemiyoruz. Suriye'yle ilişkilerimizi geliştirmeye çalıştık. İki ülkenin halklarını birbirine yanaştırdı. Her seviyede çok çaba gösterdik. Bugünlere gelineceğinin kaçınılmaz olduğunu gördük. Halkına ağır silahlarla müdahale eden bir rejimle karşı karşıyayız. Duruşumuz tarih önünde doğrudur. Yi... Devamı

Serdar Ortaç'tan Büyük Gaf

2012-10-01 21:50:00

Daha çok yaşadığı ilişkilerle ve kumar sevdasıyla magazin haberlerine konu olan Serdar Ortaç bu sefer sevgilisi hakkında sözlerle dikkat çekti. İstanbul Ataköy Marina'daki Nossa Costa'da önceki akşam sahneye çıkan Serdar Ortaç kendisini izlemeye gelen seyircilerle sohbet ederken bir gafa imza attı. Sevgilisiyle evlenmeye doğru gittiklerini anlatmaya çalışan Serdar Ortaç, bu düşüncelerini anlatırken seçtiği kelimelerle olay yarattı. "2013 YILINDA ONU DOĞURTTURACAĞIM" Seyircilere dönerek "İçinizde eşini, sevgilisini çok seven birçok kişi var, ama ben sevgilim Luiz'i hepinizin sevgilinizi sevdiğinden 5 bin kat daha fazla seviyorum. Bu yıl bir nikâh kıyarsam, ki öyle gözüküyor, 2013 yılında ilk çocuğu doğurtturacağım" dedi. Ortaç bu cümlenin ardından sözlerini toparlamaya çalıştı ve konuyu değiştirerek kendi gençliğini anlatmaya başladı. Ataköy'de ilk defa sahneye çıktığını söyleyen Ortaç, "Bizim zamanımızda şimdiki gençlerin Apaçi diye tabir ettikleri asit dansı vardı.Mekânlara giderek dans ederdim. Şimdiki gençleri de Apaçi dansı konusunda özgür bıraksınlar" diye konuştu.... Devamı

Yılmaz Özdilden Neşet Ertaş Yazısı

2012-10-01 21:46:00

Neşet Ertaş Hep dinledik onu...   Ama, türkülerini dinledik.  Ne dediğine kulak vermedik. Söz’lerini dinlemedik. * Senelerce “kendim ettim kendim buldum, gül gibi sarardım soldum, eyvahh” diye haykırdı... İktidar tercihlerimizin nakaratını bundan daha güzel özetleyen var mıydı? * “Dane dane benleri var yüzünde, dünyada yârden datlı var m’ola”yı bilirsin... Buram buram Anadolu kokar ve şöyle devam eder: “Küpeleri ağır düşer kulaktan, zülüfleri tel tel etmiş yanaktan...” E hani türban? * Rakı’ya bira’ya karşıysan... “Aman yârim gez de gel, sarhoşum ben çözemem, düğmelerin çöz de gel”i nerenle dinledin birader? “Atım araptır benim, yüküm şaraptır benim”i Fransızlara mı söyledi? * “Doyulur mu doyulur mu, canana kıyılır mı, cananına kıyanlar, hak’kın kulu sayılır mı”yı anlasaydı bu memleket, kadın cinayetleri olur muydu? * “Seviştiğimde mutlu olurum, sevgisiz imanı nasıl bulurum, böyle inandım böyle bilirim, sevişmek ibadettir sevgi imandır” diyordu mesela... El ele tutuşup, parkta oturan gençlere bile fuhuş diyorsun hâlâ. * “Nedeceksin bu kadar malı... İşte görünüyor dünyanın halı.” Kime diyordu bunu sence? * “Aman, kader kader derler de... Bu nasıl kader?” Kime soruyordu? * Alt kültürüz, üst kültürüz, etnik kökeniz, aynı sazın teliyiz filan da... “Türkü söyler dillerimiz, ne güzeldir ellerimiz, bağlamada tellerimiz, türkü sever, türkü söyler, Türk’üm diyen” demiyor muydu? * “Atı olan el atına biner mi... Yigid olan ... Devamı

Türk Halkı Suriyeli İsyancılara Destek Vermiyor

2012-10-01 21:40:00

TÜRKİYE’DE TÜRK HALKI SURİYE’DEKİ İSYANA DESTEK VERMİYOR Amerikan New York Times gazetesi, Türkiye'nin Suriye politikası ve bu politikanın ülke üzerindeki etkilerini kaleme alan bir makale yayımladı. Makaleye göre, Türklerin Ankara'nın isyancıları destekleyen tutumu konusunda derin eleştirileri var. Amerikan New York Times gazetesinde yayımlanan bir makalenin başlığı, "Türk halkı, liderlerinin Suriye'deki isyana verdiği destekten memnun değil..." şeklinde. Tim Arango imzalı yazıda, "Türkiye'nin Suriye politikası ve bu politikanın ülkeyi nasıl etkilediği" kaleme alınmış. Makalede, Türkiye'nin her yeni gün felaket haberleriyle uyanmasına, Suriye konusunda izlediği politikanın neden olduğu vurgusu yapılıyor. O felaketler, askerlerin pusuya düşürülüp öldürülmesi, Suriye sınırındaki köylerde yaşanan gerilim ve bölgede ticaretin durması şeklinde sıralanıyor. Makaleye göre, Türk halkının Ankara'nın tutumu konusundaki eleştirileri de bir hayli artmış durumda: "Türkiye’deki AKP hükümeti, Suriye'deki isyanı destekleyen politikasıyla kendi halkı tarafından tepkiyle karşılanıyor. Özellikle de güneyde isyancıları, İstanbul'da muhalif figürleri ve sınırda da mültecileri ağırlaması ve muhaliflere silah sevkiyatına yardım etmesi gibi konularda... Başlarda pek çok Türk, Suriye politikasını desteklerken, şimdi pekçoğu politikanın ülkeyi istikrarsızlığa sürüklediğine inanıyor." Makalede, Türkler için en büyük tedirginliğin Suriye'deki Kürtlerin bölgedeki kazanımlarıyla cesaretlenen PKK'nın son günlerde eylemlerini artırması olarak gösteriliyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun komşularla "komşu ülkelerle sıfır sorun" p... Devamı

Bilgisayarın hayatımızdaki yeri ve önemi

2012-09-27 15:24:00
Bilgisayarın hayatımızdaki yeri ve önemi |  görsel 1
Bilgisayarın hayatımızdaki yeri ve önemi |  görsel 2
Bilgisayarın hayatımızdaki yeri ve önemi |  görsel 3

Bugün kullanılan teknoloji ürünlerinin şüphesiz en yaygınlarından biri bilgisayardır. İşyerimizde,evimizde,gittiğimiz herhangi bir banka şubesinden tutunda mahallemizdeki bakkala kadar girmiştir. Hatta bu hızlı gelişimin içerisinde çocuklarımıza okullarda ders olarak bile okutulmaya başlamıştır. Bilgisayarların ilk ortaya çıktığı yıllar 1960’lardı. O zaman ilk kullanılan bilgisayarlar bugünkü apartman boylarındaydı. Ve yapabildiği sadece dört işlemden ibaretti. Tabi zamanla teknolojinin gelişmesiyle birlikte boyutu küçüldü ve işlem kapasitesi arttırıldı. Bugün halen sürekli olarak bilgisayarlar geliştiriliyor ve yenileniyor. Bizim bilgisayarı yaşamımıza bu kadar kolay girmesini sağlayan en önemli etkenlerden biride ihtiyaçlarımız olsa gerek. Evet, bugün internet denilen olayında eklenmesiyle birçok işimizi bilgisayarlardan halledebiliyoruz. Yani belki bir bakıma ailemizden biri gibi oldu. Ve bu da bize teknolojiyle ne kadar iç içe yaşadığımızı gösteriyor. Belki biz bunun farkında bile değiliz ama hayatımızda gerçekten önemli bir yer edinmiş bilgisayar kendisine. Düşünün bir defa birkaç gün bilgisayar kullanmayalım hiçbir yerde. Nasıl hayat zorlaşır değil mi? En ufak gittiğimiz bir devlet dairesinde bile ne kadar bekleyeceğimizi düşünün. İşkence gibi gelecektir bu bizlere. Tabi yaşamımıza bu kadar etkili olan bir makine kullanımı açısından da sıkıntı olmaktaydı. Karşısına oturduğumuzda bir çoğumuz yine ne yapacağımızı bilemez duruma geliyorduk. Bunun neticesinde de madem ki bu bir ihtiyaç halini almıştır yani bireylerin öğrenmesinde fayda var bu eğitimi çekirdekten verelim düşüncesiyle okullarımıza ders olarak girmiştir. bugün Şüphesiz bunun faydalarını da görmezlikten gelmek mü... Devamı

Cansu Dere Hürreme Rakip.!

2012-09-27 15:18:00
Cansu Dere Hürreme Rakip.! |  görsel 1

Muhteşem Yüzyıl”da dengeler değişiyor. Cansu Dere’nin canlandırdığı Firuze, Hürrem’in saltanatına gölge düşürecek, sarayda yeni bir güç savaşı başlayacak. Süleyman’ın son gözdesi   Yeni sezonda “Muhteşem Yüzyıl”da seyirciyi yeni bir güç savaşı bekliyor. Kadroya dahil olan Cansu Dere’nin canlandırdığı İranlı Firuze, saraydaki tüm dengeleri bozacak. Hürrem’in Harem’e farkında olmadan aldığı Firuze, çekiciliğiyle Sultan Süleyman’ın yeni gözdesi haline gelecek.   Mor mendili kaptırdı   Süleyman’ın kim olduğunu bilmediği bir cariye ile halvete gireceğini öğrenen Hürrem, gecenin iptal edilmesi için elinden geleni yapsa da karşısında Afife Hatun’u bulacak. Afife Hatun, onun tehditlerine boyun eğmeyerek Hünkar’a danışıp geceyi düzenleyecek. Daha önce yalnızca kendisinin elde edebildiği mor mendil Firuze tarafından alınınca, Hürrem hırsından çılgına dönecek. Devamı

İnternetteki İlaçlara Aldanmayın!!

2012-09-27 11:51:00
İnternetteki İlaçlara Aldanmayın!! |  görsel 1

"İnternet üzerinden satılan ilaçların yarısı sahte" iddiaları üzerine, Türk Eczacılar Birliği duyuru yaptı. Hastalara, "ilaçlarınızı internetten değil, eczaneden alın" uyarısında bulunuldu. Türk Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye'deki bütün eczanelerde Sağlık Bakanlığı'nın kontrolünde  uygulanan ilaç takip sistemi sayesinde piyasada sahte ilaç bulunmasının mümkün olmadığı vurgulandı. Kızılay, "Eczaneden alınan ilacın sahte olması imkansızdır" dedi. Merdiven altı ilaç üretimine dikkat çeken Kızılay, hastalara, internet sitelerinden ilaç satın almamalarını önerdi.     Devamı

Ünlü Olmanın Yolunu Reklamlar Açtı?

2012-09-27 11:47:00
Ünlü Olmanın Yolunu Reklamlar Açtı? |  görsel 1

MİNİK DENİZ'İ MEĞER YILLARDIR EKRANDA GÖRÜYORMUŞUZ Küçük oyuncu Nisa Melis Telli, ekranın izlenme rekorları kıran dizisi Öyle Bir Geçen Zaman ki'nin yeni sezonu başlar başlamaz milyonlarca izleyicinin gönlünü fethetti. Bir çok kişi onunla o gece tanıştı. Ama aslında küçük Nisa Melis, son bir kaç yıldır sık sık ekrana geliyor. Devamı

Bilim Adamları Geleceği Buluş ve İcatları İle Görmüş

2012-09-27 11:46:00
Bilim Adamları Geleceği Buluş ve İcatları İle Görmüş |  görsel 1

Yılların verdiği büyük deneyime sahip ekibimiz gücünü teknolojiden aldığı önemli bilgileri sizlere haber olarak yayınlayarak sağlamaktadır. Özellik ile son dönemde hazırlanan haberler ile teknolojinin İnternet ve Bilişim Dünyası katkılarına bakıldığında oluşan tüm teoriler birer, birer gerçeğe dönüşmektedir. Meyve verecek ağaç yağmur sularının biriktiği su diplerine kadar kök salar ve köklerinden beslenerek insanlara meyvelerini verir. Teknoloji ve bilimin haberlerini dikkatli incelediğinizde aslında hemen, hemen bir çok haber aslında daha sonra gelişecek durumun habercisi olarak ulak görevi görmektedir. Yakın bir gelecekte haberler içerisinde yer alacak konuların geleceği yansıtacağını geçmişteki en basit haber kaynağından anlayabilirsiniz. Ülkemizde bir çok konuda alanına göre haberler yapmakta olan kurum, kuruluş ve kaynaklar bilgilerini tamamı ile herkese açık olduğu gibi kendi dallarında da paylaşmaktadır. İnternet sitemiz Bilişim Haber İnternet Sitesi insanlar için doğru habercilik anlayışı ile beraber tüm İnternet, Bilişim, Bilim ve Teknoloji haberlerinde sizlere en güncel bilgileri aktarmak için ekibine daha fazla güç katacaktır. Bu güne ait özel haberimizde gündemde olması gereken ve geleceği yansıtan bir teknoloji haberimiz ile geçmişte kaldığı sanılan bir başka bilişim haberimizi sizlere hazırlayan ekibimiz kesinlikle geçmiş ile gelecek arasındaki köprünün kurulmasında sizlere olumlu bilgiler aktarmaktadır. Ön sözün fazla uzamaması ve değerli ziyaretçilerimizin asıl haber konusunda bilgi alabilmesi için haberimize geçiyoruz. Bilinen en eski teknolojilere sahip olan ve şuanki gökyüzü semalarında ufo ya da uzaylılar olarak tanımlanan maya medeniyeti aslında asırlar önce bu g&u... Devamı

Fotoğraf

2012-09-27 11:43:00
Fotoğraf |  görsel 1

İrfan, yüzünü gösterdi! Murat Yıldırım, Sarp Akkaya,  Aslı Enver, Berk Hakman, Güven Murat Akpınar ve Pelin Akil’in başrollerini paylaştığı Suskunlar’da heyecan durulmuyor. Gurur’un yönlendirmeleriyle yanlış bir adamı öldüren Iska ve Suskunlar, bu kez gerçek suçlunun kim olduğunu öğrendi. Gurur yine de pes etmiyor Geçtiğimiz bölümün sonunda İrfan’ın Gülten ve İbo’nun düğününe gelmesi ve Gülten’in İrfan’ın elindeki dövmeyi hatırlamasıyla Gurur’un planı büyük ölçüde bozulmuş, gerçek suçlu ortaya çıkmıştı. Fakat Gurur bu bölümde elindeki tüm kozları da kullanarak Suskunlar’ın güvenini kazanmaya ve planını sürdürmeye çalışacak. Bu plan uygulanırken, Nisan’a da büyük iş düşecek. İrfan yolun sonunda Düğün günü kendini açık eden İrfan için büyük bir kovalamaca başlıyor. Ancak bu kovalamaca, kimsenin tahmin etmediği bir biçimde sonlanacak Devamı

Beyninizi Sabahtan Programlayın

2012-09-27 11:41:00
Beyninizi Sabahtan Programlayın |  görsel 1

Birisi vardı, '' her sabah yataktan çıkarken şunları, bunları yapmam gerek'' derdi. Sonra oflaya puflaya yataktan çıkardı. Nedense bir türlü yapması gerenlere vaktinde başlayamazdı. Hep bi engeller çıkardı, kahve taşar, telefon çalar, uzun ve gereksiz bir sohbetin esiri olurdu. Bazen de otobüsü kaçırır ya da bir arkadaşıyla karşılaşır onunla vakit geçirmek ya da onun sorununu halletmek zorunda kalırdı. Ve sonra sabahtan yapmak zorunda olduğunu düşündüğü işlerinin çoğunu yapamadan ya da bin bir zorlukla sadece bazılarını yaparak günü bitirirdi. SONUÇ : Yine keyifsiz geçen bir gün, yarım kalan, ertesi güne atılan '' yapılması gereken '' işler. Evet bu kişi size tanıdık geliyor mu? Belki siz? Belki çok yakınınızdaki birisi? Burada kilit nokta '' gereklilik'', '' zorunluluk'' kalıbıdır. Yapılacak işler ne kadar zorunlu işlerse bilinçaltı o kadar sorunlu davranacaktır. Bilinçaltı zorunlu, gerekli işleri sevmez. O yüzdende algı alanını tamamen farklı yönlere çevirerek siz o işten uzak tutarak korumaya çalışır. Gayette başarılı olur. Hele bir de dış odaklı yaşayan, olaylardan ve kişilerden etkilenen bir yapınız varsa, iş bitirme şansınız hepten gider. ''İyi de o işlerinde yapılması gerekiyor'' diye sesler duyuyorum :) İşte o işlerin çoğu aslında bir yandanda yapmak istediğimiz işlerdir. Ama yalnış konuşmalarla, olumsuz bakış açısıyla kendi kendinize zorluk çıkartır, işleri zorlaştırırsınız. Sabahtan, hatta akşamdan ertesi gün yapmak istediğimiz işleri ( bir daha yazıyorum , yapmak istediğimiz, tamamlamak istediğimiz işleri) şöyle bir kafamızda sıralayalım. Sonrada yine zihnimizden sırayla ve kolaylıkla işleri yaptığımızı görelim. İşleri bitirdiğimiz için de bir mutlu o... Devamı

Fotoğraf

2012-09-27 11:39:00
Fotoğraf |  görsel 1

24 saat evli kaldığı eski eşi Özge Ulusoy’u dövdüğü gerekçesiyle hakaret ve tehdit suçlarından 9 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan yapımcı Ferruh Taşdemir mahkemede ifade verdi. Vatan gazetesinde yer alan habere göre; Taşdemir, “Olay günü ben hafif, Özge ise aşırı derecede alkollüydü. Eve geldikten sonra Özge bana, ‘Sen eski sevgilim kadar adam değilsin. Seni kullanarak Türkiye’de meşhur oldum. Bu evlilik sadece bir reklamdı. Amacıma ulaştım. Şimdi de eski sevgilime döneceğim’ diyerek saldırdı. Yüzümü ve göğsümü tırmaladı. Ben de bunun üzerine kendisini iterek ve saçından kenara çekerek kurtulmaya çalıştım” dedi. Duruşma ertelendi.   Devamı

Sağlıklı Yaşam Sırları

2012-09-27 11:37:00
Sağlıklı Yaşam Sırları |  görsel 1

  Sağlıklı yaşamın sırları Sağlıklı yaşamın sırrı ne? Herkes Mehmet Öz'ün sağlık reçetesini konuşuyor. Kendisine bir kez daha kulak veriyoruz.   Time dergisi tarafından 2008 yılında dünyanın en etkili 100 ismi arasına seçilen Doktor Mehmet Öz, A'dan Z'ye merak ettiğiniz her şeyi cnnturk.com'dan Hande Atay Alam'a anlattı. Ünlü kalp cerrahı sağlıklı yaşamla ilgili merak edilenleri sıraladı. GÜNDE ON BİN ADIM ŞART Sağlıklı yaşamak için birkaç mühim şey var. Bazı ülkelere baktığımız zaman mesela 100 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Onların neler yaptıklarını ölçtüğümüz zaman birinci yaptıkları şey adım atmak, yürümek?   Gördüğünüz gibi adım atan, adımları tutan bir cihaz var kemerimde, bunlar çok ucuz? Niye kullanıyorum bunları, çünkü kaç adım attığımı ölçebiliyorum. Günde 10 bin adım atman şart.   Ortalama bir Türk 3 ile 5 bin adım atıyor. Daha fazla hareket ederseniz hem kalori sarfedersiniz, kilo almazsınız hem de adelelerinizi çalıştırırsınız. Düşünün ki bir adale yağa nazaran elli misli daha fazla kalori yakıyor. Onun için adale varsa vücudunuz yağlanmaz. Aynı şekilde insanlar spor yaparak kilo kaybetmelerini kolaylaştırırlar. HER SABAH YOGA VE 100 ŞINAV ÇEKİYORUM   İkincisi esnek olmak için yoga. Ben her sabah kalktığım zaman yogamı yapıyorum. Birde onunla beraber 100 tane şınav çekiyorum. Ve bu benim sabahki spor programım. Akşamları koşuyorum.    AKŞAM YARIM SAAT SPOR Sabah sporu daha çok uyanmak için? ... Devamı

Sağlık Nedir?

2012-09-27 11:34:00
Sağlık Nedir? |  görsel 1

Sağlık; sadece bireyin vücudunda hastalık ve sakatlığın olmayışını değil, kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasını ifade etmektedir. Dünya sağlık örgütüne göre sağlığın 3 temel ölçütü nedir? 1- Bedensel iyilik: Vücüdu oluşturan doku ve organlarda eksiklik, işlev bozukluğu, mikrop taşıma gibi durumların olmaması hali. 2- Ruhsal iyilik: Yaşına uygun olarak düşünebilen, düşündüklerini anlaşılır şekilde ifade edebilen, başkalarını anlayabilen, yerinde ağlamasını ve gülmesini bilen, güçlüklerle mücadele edebilen, koşullara uygun hareket edebilen, başarılarda mutlu olup başarısızlıkları kabullenebilen, kendisiyle barışık olma hali. 3- Sosyal iyilik: Nerede, nasıl davranacağını ve sorumluluklarını bilen, insanlarla iyi ilişkiler içinde olup büyüğünü, küçüğünü severek hoşgörülü davranan, çevresiyle barışık olma halidir. Sağlık hizmetleri nedir? Sağlık hizmetleri, fert ve toplumun sağlıklı, uzun ömürlü olmasını ve verimli çalışmasını sağlar. Bu amaçla sağlık hizmetleri yürütülür. Sağlık hizmetleri şunlardır: 1- Koruyucu sağlık hizmetleri 2- Tedavi edici sağlık hizmetleri 3- Esenlendirici sağlık hizmetleri (rehabilite edici)dir. Sözlükte sağlık ne anlama gelmektedir ? 1- Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet. 2- Vücudun iyi veya kötü olması durumu. 3- Sağ, canlı, diri olma durumu.  ... Devamı

Fatih Sultan Mehmet Kimdir?

2012-09-27 11:32:00
Fatih Sultan Mehmet Kimdir? |  görsel 1

Fatih Sultan Mehmed 29 Mart 1432'de Edirne'de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, annesi Huma Hatun'dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemalarından birisiydi ve yedi yabancı dil bilirdi. Alim, şair ve sanatkarları sık sık toplar ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed'in en çok değer verdiği alimlerden biridir. Fatih Sultan Mehmed, gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir komutan ve idareciydi. Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmed okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça'ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadaki adları Arap harfleriyle yazdırdı. Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul'a getirtirdi. Nitekim Astronomi bilgini Ali Kuşçu kendi döneminde İstanbul'a geldi. Ünlü Ressam Bellini'yi de İstanbul'a davet ederek kendi resmini yaptırdı. Şair ve açık görüşlüydü. Fatih Sultan Mehmed 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat 25 sefere katıldı. Azim ve irade sahibiydi. Temkinli ve verdiği kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı. Devlet yönetiminde oldukça sertti. Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi. 20 yaşında Osmanlı padişahı olan Sultan İkinci Mehmed, İstanbul'u fethedip 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırarak Fatih ünvanını aldı. Hz.Muh... Devamı

Bilişim Nedir?

2012-09-26 08:54:00

  Anasayfa > Sözlük > B > Bilişim Nedir Reklamlar » Manzum Eser Nedir » Karekök Nedir » İnsan sağlığında spor ve beden eğitiminin önemi nedir » Olay Yazısı Nedir » Empirizm Nedir ve Empiristler Kimlerdir » Bilişim Nedir » Bilişim Suçları » 3D Nedir ? » Ada Nedir / Yarımada Nedir » Tarihi ve turistik değer nedir Sonuç : 10 adet ilgili yazı bulundu..   Bilişim Nedir Nedir Tanım 1: Bilginin iletişimi anlamına gelmektedir. Tanım 2: İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik. Tanım 3: Bilişim, insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi veya Bilişim, İnsan bilginin, teknik, ekonomik ve sosyal alanlardaki iletişimin, otomatik makinelerde ilenmesini konu alan bilimdir. Bilişim sistemi, belli bir uygulama için kullanılan bilgiyi elde etme, işleme ve aktarma olanaklarının tümü olarak da tanımlanabilir. Bilişim yöntemi, bilgi dönüşüm ve değişim tekniklerinin kullanımını daha iyi tanımlamak için, bilgi sistemlerin... Devamı

bilişimin gücü

2012-09-26 08:47:00
bilişimin gücü |  görsel 1

Her geçen gün bir çığ gibi büyüyerek ve hızlanarak küreselleşen dünyamızın evrensel gelişme aracı bilişim teknolojileri olmuştur. Gelecekte ülkemizin Bilim ve Teknoloji yarışında önemli bir ölçekte yer alabilmesi ve her alanda gelişmiş toplum olabilmesi için gerekli düşünce sisteminin yapılandırılmasında da bilişimin önemi hiç kuşkusuz ki tartışılmaz olacaktır. Ülkemizin son yıllarda artan bir ivme ile izlediği dışa açılma politikasının da başarılı olabilmesi ve uluslararası rekabetin acımasızca hakim olduğu pazarlarda payını arttırabilmesi için, öncelikli alanlarda maliyetleri düşürmesi gerekmektedir. Bunun yolu da ileri teknoloji yoğun ve daha az emek kullanmaktan geçmektedir. Daha kısa bir söylemle Türkiye, artık “gelişmekte olan ülke” konumunu hızla geçerek, teknoloji yoğun gelişmiş ülkeler içerisinde kendisine bir yeri hedef olarak seçmeli ve bu hedef doğrultusunda kendini yeniden konumlandırmalıdır. Gelişen ileri teknolojileri, özellikle de bilişim teknolojilerini başkalarından alarak kullanmak yerine ülkemiz kurumlarının üretmesi ve daha yaygın kullanması konusunda hızlı adımların atılması gerektiği gerçeği de kaçınılmaz olarak karşımıza çıkmaktadır.   Devamı